[Klaus Ludwig] Ölüler âşık olamaz.

GM
Site Admin
Posts: 38
Joined: Mon Aug 26, 2019 6:56 pm

Re: [Klaus Ludwig] Ölüler âşık olamaz.

Post by GM » Wed Jan 22, 2020 8:46 pm

Bir fotoğrafçı gibi kaydediyorsun gördüğün her şeyi, ama zihnine. Acılar, kan, revan içinde bir genç kız. Yakışıklı bir adam. Ardından sana, sırtına bakıyorlar. Senin kapıyı açışını seyrediyorlar sessizce. Bakmasan bile izlendiğini anlayabiliyorsun. Gidişini seyrediyorlar. Bir daha onları görebilecek misin? Umurunda değil. Sana buradan gitmen gerektiği söylendi. Bir anda istenmeyen adam oldun.

Sen arkanı döndüğün anda, gözlerin kapalıyken duyduğun, bir çenenin sonuna kadar açılması sesini tekrar duyuyorsun. Mide bulandırıcı bir ses, bir kadavranın kemiklerini aşırı derecede zorladığın bir an aklına geliyor, o ses kulaklarına doluyor. Kapıyı yavaşça aralarken sen, görüntün giderek bulanmaya başlıyor. Gözlerin mi doluyor? Ağlıyor musun bir çocuk gibi? Birazdan geçeceğini ümit ederek kapıyı ittiriyorsun, saniyeler saatlere dönüşüyor, bu kapıyı açmanın yükü bir anda sırtına biniyor, nefes almanı engelliyor. Bir kapıyı açmak ne kadar uzun sürebilir ki, seni sulu göz piç?

Kapıyı açmak bütün amacına dönüşüyor. Sen kapıyı açtıkça, görüntün giderek bulanıyor. Yardım istiyorsun ama, artık kapıyı seçemiyorsun bile, elini büyük bir yumru gibi algılıyorsun, ışıklar tamamen karışıyor ve karmaşıklaşıyor. Bir ışık çorbası haline geliyor gördüğün her şey, neyin nerede olduğuna dair fikrin giderek zayıflıyor. Nefes alıp vermeyi bırakıyorsun. İçindeki ateş, giderek sönüyor.

İster istemez yardım istemek için tekrar dönüyorsun kaydettiğin fotoğrafa, fakat bu ışık çorbasında görebildiğin tek şey, ardında bıraktığın bomboş bir oda. Soğuk nefesin, olmayan hislerin, üçüncü gözünle bu odayı terk ediyorsun.

Kapıyı sonuna kadar açıyorsun ve bir metrekarelik bir hol ile karşılaşıyorsun. Bahsi geçen masayı seçebiliyorsun, her ne kadar seçebiliyorsan. Odanın titremeye başladığını hissediyorsun. Masaya dikkatli baktıkça, üzerindeki parlak cismi seçebiliyorsun. Omnigeometrik gerçeklik. Şimdi anlıyorsun. Deftere dokunup gitmek istesen de bu bulunduğun holün bir devamı yok, bir metrekarelik minicik bir oda. Koridor yok, devamı yok. Bu odada sadece bir masa var, ve üç adet duvar var. Elini deftere uzatıyorsun. Buğulu gözlerin artık en ufak bir şey göremese de, parlak olan tek şeye, arzu nesnesine doğru elini uzatıyorsun. Ona dokunuyorsun.

Locked